Bu mesleğe Birleşik Krallık’ta ilk girdiğimde beni en çok zorlayan şey sınavlar değildi. Soracak kimsenin olmamasıydı.
Türkiye’de yılların tecrübesiyle geldim, burada sıfırdan başladım. Bir şeyi yanlış mı anlıyorum, doğru mu yapıyorum, bu işin burada âdeti nedir — bunları sorabileceğim bir meslektaş bulmak sandığımdan çok daha zordu. O dönem öğrendiğim her şeyi tek tek, deneye yanıla ve çoğu zaman gereğinden uzun sürede öğrendim.
Bilgi neden akmıyor
Zamanla iki sebep olduğunu gördüm. Bir kısmımız bildiğini kendine saklıyor; bunu bir rekabet meselesi gibi görüyor. Ama bence daha yaygın olan ikincisi: insanlar kendi bilgisinden yeterince emin olmadığı için susuyor. Yanlış bir şey söyleyip meslektaşını zor duruma düşürmekten çekiniyor.
İkinci sebep bana hem daha insani hem de daha çözülebilir geliyor. Kimse her konuyu bilmek zorunda değil. Birinin tam bilmediği bir konuda bir başkası nettir. Soruyu ortaya atabileceğin bir yer varsa, emin olmadığın şeyi söylemek de kolaylaşır.
Turkish Accountants Network UK’i bunun için kurdum.
Ağın üç işi var
Mevzuat. HMRC, Companies House, Making Tax Digital, VAT, bordro ve kara para aklamayla mücadele yükümlülüklerinde birbirimize danışmak. Soru sormanın ayıp olmadığı bir yer.
Ekip. Ekip arkadaşı arayan bürolar ile iş arayan meslektaşları buluşturmak. Bu iş şu an dağınık yürüyor; toplu bir yerde yürümesi herkesin işine yarar.
Sertifikasyon. AAT, ATT ve ACCA süreçlerinde yaşanmış tecrübeyi paylaşmak. Bu benim için en önemlisi. Türkçe konuşan topluluğumuzdan ne kadar çok kişinin bu mesleğe girmesinde yolunu açabilirsem, benim için o kadar iyi. Kendi başladığım noktada birinin bana anlatmasını istediğim şeyleri yazılı hâle getiriyorum; rehberler bunun için var.
Çok olmak ve nitelikli olmak
Bunu bir iyilik meselesi olarak görmüyorum, bir güç meselesi olarak görüyorum. Ne kadar çok olursak ve ne kadar nitelikli olursak, bu ülkede mesleğimizi icra ederken o kadar ağırlığımız olur. Dağınık yüz kişi, birbirini tanıyan yüz kişi kadar şey yapamaz.
Bir laf vardır, çok severim: uzayan kol bizden olsun. Zorda kalan meslektaşa uzanan el bizim elimiz olsun istiyorum. Birbirine köstek olan değil, destek olan bir topluluk. Kurmak istediğim şey bu.
Ağın ne olmadığı
Ağ bağımsız. Hiçbir büroya, şirkete veya meslek kuruluşuna bağlı değil. Resmî bir meslek odası değil, düzenleyici kurum değil, kimseye lisans ya da unvan vermiyor. Üyeler kendi düzenleyici kuruluşlarına karşı sorumlu olmaya devam ediyor.
Bir de bilinçli olarak dar tuttuğum sınırlar var. Müşteri bilgisi paylaşılmıyor. Ücret ve fiyat konuşulmuyor. Reklam yapılmıyor. Bunlar keyfî kurallar değil; birincisi mesleki gizlilik, ikincisi rekabet hukuku, üçüncüsü de ağın bir pazarlama kanalına dönüşmemesi için. Paylaşmayı serbest bırakmanın yolu, nerede durulacağını baştan netleştirmekten geçiyor.
Nasıl katılırsın
Üyelik başvuru ile. Birleşik Krallık’ta çalışan lisanslı muhasebeciler, muhasebe ofisi çalışanları, sınav aşamasındaki adaylar ve öğrenciler başvurabilir. Öğrenciler ve yeni başlayanlar özellikle gelsin; ağın asıl sebebi onlar.
Üyelik başvurusu · Topluluk kuralları · Rehberler
Kürşat Ulusoy, AAT Licensed Accountant (MAAT). Bu yazıdaki bilgiler geneldir ve kişiye özel mesleki danışmanlık yerine geçmez.
